Discerning ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /dɪˈsɜːrnɪŋ/
Türkçe anlamı
- seçici, zevkli (ADJECTIVE)
- ayırt edebilen, sağgörülü (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- A discerning taste in art is often valued more than mere wealth. — Sanatta ince bir zevk, çoğu zaman salt zenginlikten daha değerli sayılır.
- The restaurant attracts discerning customers from all over the city. — Restoran, şehrin her yerinden zevki yüksek müşterileri çekiyor.
- She has a discerning eye for antique furniture. — Antika mobilyalarda keskin bir gözü var.
Eş anlamlıları: discriminating, perceptive, perspicacious, percipient, clear-sighted, clear-eyed
Zıt anlamlıları: undiscerning
Seviye: C1