Deliberate ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /dɪˈlɪb.ər.ət/

Türkçe anlamı

  1. kasıtlı (ADJECTIVE)
  2. müzakere etmek, tartışmak (VERB)
  3. ölçülü, temkinli (ADJECTIVE)

Örnek cümleler

  • The police believe that the fire was a deliberate attempt to destroy incriminating evidence. — Polis, yangının suç teşkil eden delilleri yok etmeye yönelik kasıtlı bir girişim olduğuna inanıyor.
  • It was a deliberate choice, not an accident. — Bu kaza değil, bilinçli bir seçimdi.
  • The committee will need to deliberate for several hours before reaching a final decision. — Komitenin nihai karara varmadan önce birkaç saat müzakere etmesi gerekecek.

Eş anlamlıları: intentional, deliberate, purposeful, willful, ponder, contemplate, mull over, consider, measured, careful, thoughtful

Zıt anlamlıları: accidental, spontaneous, random, impulsive, rash, superficial, cursory, hasty, reckless, negligent, thoughtless

Kökeni

Müthiş bir terazi dengeleme metaforudur: Latince 'de-' (vurgu ön eki) ve 'kefe/terazi/libre' anlamına gelen **'libra'** sözcüğünden türetilen 'liberare' (ölçüp tartmak) fiiline dayanır. Bir konuyu aceleye getirmeden, terazinin kefelerine koyup zihinde enine boyuna tarttıktan sonra yapılan, 'kasten, bilerek ve planlı' adımları tanımlar.

Seviye: B2