Contemporary ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /kənˈtɛmpəˌrɛri/

Türkçe anlamı

  1. çağdaş (ADJECTIVE)
  2. çağdaş, yaşıt (NOUN)

Örnek cümleler

  • Contemporary art often challenges traditional forms. — Çağdaş sanat genellikle geleneksel formlara meydan okur.
  • She prefers contemporary furniture for her minimalist apartment. — Minimalist dairesi için modern mobilyaları tercih ediyor.
  • He was considered a leading composer by his contemporaries. — Çağdaşları tarafından önde gelen bir besteci olarak kabul ediliyordu.

Eş anlamlıları: modern, current, present-day, up-to-date, peer, coeval, fellow, counterpart

Zıt anlamlıları: ancient, archaic, historical, past, bygone, vintage

Kökeni

Latince 'aynı zamanı (tempus) paylaşan'. Tarihsel olarak 'aynı dönemde yaşayan (çağdaş)' anlamına gelirken, sanatta ve tasarımda 'günümüze ait, modern' anlamındadır.

Seviye: B2