Contemporary ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /kənˈtɛmpəˌrɛri/
Türkçe anlamı
- çağdaş (ADJECTIVE)
- çağdaş, yaşıt (NOUN)
Örnek cümleler
- Contemporary art often challenges traditional forms. — Çağdaş sanat genellikle geleneksel formlara meydan okur.
- She prefers contemporary furniture for her minimalist apartment. — Minimalist dairesi için modern mobilyaları tercih ediyor.
- He was considered a leading composer by his contemporaries. — Çağdaşları tarafından önde gelen bir besteci olarak kabul ediliyordu.
Eş anlamlıları: modern, current, present-day, up-to-date, peer, coeval, fellow, counterpart
Zıt anlamlıları: ancient, archaic, historical, past, bygone, vintage
Kökeni
Latince 'aynı zamanı (tempus) paylaşan'. Tarihsel olarak 'aynı dönemde yaşayan (çağdaş)' anlamına gelirken, sanatta ve tasarımda 'günümüze ait, modern' anlamındadır.
Seviye: B2