Confront ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /kənˈfrʌnt/

Türkçe anlamı

  1. yüzleşmek (VERB)
  2. yüzleştirmek (VERB)
  3. hesap sormak (VERB)
  4. karşı durmak (VERB)

Örnek cümleler

  • It's time we confronted the issue of climate change head-on. — İklim değişikliği sorunuyla doğrudan yüzleşmemizin zamanı geldi.
  • He had to confront his financial problems before they got worse. — Mali sorunları daha da kötüleşmeden onlarla yüzleşmek zorunda kaldı.
  • The lawyer confronted the witness with inconsistencies in her testimony. — Avukat, tanığı ifadesindeki tutarsızlıklarla yüzleştirdi.

Eş anlamlıları: face, tackle, address, accuse, challenge, confrontation, call out, confront

Zıt anlamlıları: ignore, overlook, evade, avoid, dodge, sidestep, accept, acknowledge, concede, conceal, hide, mask

Kökeni

Latince 'con-' (birlikte) ve 'frons' (alın, yüz). Bir sorunla, korkuyla veya rakiple doğrudan yüz yüze (alın alına) gelmek, yüzleşmek.

Seviye: B2