Confront ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /kənˈfrʌnt/
Türkçe anlamı
- yüzleşmek (VERB)
- yüzleştirmek (VERB)
- hesap sormak (VERB)
- karşı durmak (VERB)
Örnek cümleler
- It's time we confronted the issue of climate change head-on. — İklim değişikliği sorunuyla doğrudan yüzleşmemizin zamanı geldi.
- He had to confront his financial problems before they got worse. — Mali sorunları daha da kötüleşmeden onlarla yüzleşmek zorunda kaldı.
- The lawyer confronted the witness with inconsistencies in her testimony. — Avukat, tanığı ifadesindeki tutarsızlıklarla yüzleştirdi.
Eş anlamlıları: face, tackle, address, accuse, challenge, confrontation, call out, confront
Zıt anlamlıları: ignore, overlook, evade, avoid, dodge, sidestep, accept, acknowledge, concede, conceal, hide, mask
Kökeni
Latince 'con-' (birlikte) ve 'frons' (alın, yüz). Bir sorunla, korkuyla veya rakiple doğrudan yüz yüze (alın alına) gelmek, yüzleşmek.
Seviye: B2