Concise ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /kənˈsaɪs/

Türkçe anlamı

  1. özlü, kısa (ADJECTIVE)

Örnek cümleler

  • Please keep your explanation concise and to the point. — Lütfen açıklamanızı özlü ve konuya odaklı tutun.
  • The report was concise, summarizing years of data in just ten pages. — Rapor özlüydü; yılların verilerini sadece on sayfada özetlemişti.
  • She gave a concise summary of the entire historical period. — Tüm tarihi döneme dair özlü bir özet verdi.

Eş anlamlıları: brief, terse, succinct

Zıt anlamlıları: lengthy, verbose

Kökeni

Latince 'concidere' (kesmek, parçalamak; 'com-' + 'caedere': kesmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı 'concisus'tan gelir. Gereksiz detayları kesip atılmış, son derece özlü ve net.

Seviye: B2