Coerce ne demek? Türkçe anlamı

Okunuş: /kəʊˈɜːs/

Türkçe anlamı

  1. zorlamak, baskı yapmak (VERB)

Örnek cümleler

  • The court ruled that the suspect had been coerced into making a false confession by the police. — Mahkeme, şüphelinin polis tarafından yalan ifade vermeye zorlandığına hükmetti.
  • International laws prohibit states from using economic sanctions to coerce other nations into compliance. — Uluslararası yasalar, devletlerin diğer ulusları boyun eğmeye zorlamak için ekonomik yaptırımlar kullanmasını yasaklar.
  • Peer pressure can often coerce teenagers into engaging in risky and dangerous activities. — Akran baskısı, gençleri çoğu zaman riskli ve tehlikeli işlere girmeye zorlayabilir.

Eş anlamlıları: force, compel, coerce, oblige

Zıt anlamlıları: persuade, convince, encourage, voluntarily, willingly, freely

Kökeni

Latince 'co-' (birlikte, yoğunlaştırma) ve 'arcere' (sınırlamak, kapatmak, uzak tutmak) sözcüklerinden 'coercere' (zorla sınırlamak) türetilmiştir. Baskı ya da tehdit yoluyla bir eylemi yaptırmak.

Seviye: C1