Ascertain ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /ˌæs.əˈteɪn/
Türkçe anlamı
- belirlemek, saptamak (VERB)
Örnek cümleler
- The researchers conducted several experiments to ascertain the exact cause of the chemical reaction. — Araştırmacılar, kimyasal reaksiyonun kesin nedenini saptamak için birkaç deney yaptılar.
- The police are trying to ascertain whether the suspect was at the scene of the crime. — Polis, şüphelinin suç mahallinde olup olmadığını belirlemeye çalışıyor.
- The judge needed to ascertain the validity of the contract before making a final decision. — Hâkim, nihai bir karar vermeden önce sözleşmenin geçerliliğini saptamak zorundaydı.
Eş anlamlıları: ascertain, determine, establish, verify
Zıt anlamlıları: unknown, unclear, vague
Kökeni
Latince 'certus' (kesin) köküne dayanır; kesin olarak belirlemek, saptamak.
Seviye: C1