Ambivalent ne demek? Türkçe anlamı
Okunuş: /æmˈbɪv.ə.lənt/
Türkçe anlamı
- ikircikli, kararsız (ADJECTIVE)
Örnek cümleler
- He felt ambivalent about his professional promotion because it required moving to a distant city. — Terfisi konusunda ikircikli hissediyordu, çünkü bu uzak bir şehre taşınmayı gerektiriyordu.
- The public remains ambivalent regarding the government's controversial new environmental policy. — Halk, hükümetin tartışmalı yeni çevre politikası konusunda hâlâ kararsız.
- Modern society has an ambivalent relationship with technology, valuing its benefits but fearing its risks. — Modern toplumun teknolojiyle ikircikli bir ilişkisi vardır; faydalarına değer verir, risklerinden korkar.
Eş anlamlıları: ambivalent, indecisive, mixed-feelings
Zıt anlamlıları: Certain, Decisive, Clear, Firm, Resolved, Confident
Kökeni
1910 yılında İsviçreli psikiyatrist Eugen Bleuler tarafından Almanca 'ambivalenz' olarak kurgulanmış, oradan İngilizceye geçmiştir. Latince 'ambi-' (her iki) ve 'valere' (güçlü olmak/değer taşımak) köklerine dayanır. İnsanın bir kişiye veya duruma karşı aynı anda hem sevgi hem nefret gibi 'birbirine zıt iki güçlü duyguyu bir arada hissetmesi' (duygu karmaşası) durumudur.
Seviye: C1